26 Ekim 2010 Salı

Homecoming

Hayal meyal yok, oradaydım! Anakara..Vişnelik..Uzay takvimi 23.10.2010.

Ben sadece bunu anlatabilirim bir dinleyen olursa eğer.. Kapının ağzında gülümsemesi kendinden büyük Hüsnü Abi karşılıyor beni. Meraklıyım içeriye uzatıyorum daha girmeden bakışlarımı.. Sahi herşey neden bu kadar kırmızı?

Ter atılmış, herkes derin bir sohbete girmiş bense zaten kitaplarımın altına BS Chemical Engineer yazmak için bitirdim dediğim bölümüme hızlı bir giriş yapmışım. Masada bir sürü genç ve güzel insan.. Deneyimlilere bakıyor ve mutlu oluyorum ama nedensiz değil. Çünkü zannedildiği gibi biz o gece adlarımızı, ünvanlarımızı değil, bizibir arada tutan önce METU, sonra CHE adlarını özlediğimiz için oradayız.

Bölümde ne içirmişlerse herkes pek bir güzel. Tabi yavaş yavaş kalpleri tazelemekte olan
rakının da yumuşaklığı bizi efsunlamakta. Gülümsemek - en doğal ve içten haliyle - hep sevdiğim bir eylem biçimidir, unutmuyorum bu kadar gülümsendiğimi....

Ayaküstü sirtaki dersinden bir Dora Stratou çıkmaz elbette ama dost ve kardeş bir coğrafyaya el uzatmış gibiyim. Dahası içimdeki darbuka sesine de iyi geliyor...

Derken.....
Virtüöz sahneye çıkıyor ve hep bir ağızdan - ama bir stadyum coşkusu değil - bedenleri ile olmasa da ruhları ile o gece masamızda bizimle birlikte bir çok dostu anıyoruz.
Virtüözün kederi yüzüne düşüyor ama unutmasın ki...O lanet olası tele ömür bağlamış herkes bilir ki...

Yumuşak sesiyle garson yaklaşıyor. Masayı, manzarayı değiştir diyorum. O an ne söylesem olacak gibi... Masalar bir araya geliyor içimdeki darbuka sesiyle. Sanırım hepimizin AA aldığı an.. Dünyanın birçok yerinden bir çok insanı birleştiren ritmler değil sadece, içimizdeki ılıklık.

Ama neden gözüm hep arka fonda duran bilim ağacına takılıyor? Ama neden ben hep o günleri de özlüyorum...


Not:
Yeni tanıştığım bir sürü ismi görmek çok güzeldi. Canan, Güniz ve Tülay Hocalarımı görmekte. Kimse kırılsın da istemem ama o gece beni en çok kederli günlerimde bana baba şefkatiyle yaklaşan sevgili Önder Hocamı görmek mutlu etti..

Eve dönerken keyifle söyledim design dersinin sloganlaşan şarkısını...

'' Önder Hoca, Önder Hoca
Yaktın bizi yıl boyunca''