15 Ekim 2009 Perşembe

Bir aşk=değildir bir maç!

Bir kere bu bir maç değildir, tribünlerde ♀ ve ♂ bayrakları ve şenlik havası mevcuttur. ♀ ve ♂ ısınma turlarını tamamlamış, çok kederler atlatmış, birçok kez gözyaşını yastığa yaymış ve bütün bunlardan selametle çıkıp santrada hazır beklemektedir. Bir kere bu bir maç değildir. Estağfurullah.

Bir hakem, bir yazı tura.. Ve mevzuu bahis kale ise gerisi teferruattır.

Dakika 1: Elbette fairplay ruhu bakidir gök kubbede. ♂ geriye doğru bir pas atar. ♀, çevik ve ustaca bir hareketle yakalayarak müsaade etmez kendi kalesine gol atmasına ♂’ ın. Ne iyi yüreklidir her maçın başında kadınlık ve erkeklik. Top taca çıkar dakika 1, gol 0.

Dakika 7: Saki Vincent, 1966 yapımı Merlot üzümlerinden olma Bordeuax ‘ dan doğma iki kadeh şarabı sahanın ortasına bırakır. Taraflar parmesan peynir tadında bir buruklukla bakarlar bir meşin yuvarlağa, bir tribüne. Taraftar gol beklemektedir, takımları ilk aşk.

Dakika 13: İşte sağ kanattan kırmızı ve östrojenli bir atak. ♂ çevik ve ustaca hareketlerle rakibinden sıyrılmayı başarır. Şimdi önü bomboş. ♀ silkelenip kalesine doğru koşmaya başlar. Tribünler çığlık çığlığa.

♂, ♂, ♂……….

ve gooolllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllll !!!

Oh No Lady!

♀ Taraftar üzgün.

Tehlikeli ve uğursuz olan sadece 13 değil, aynı zamanda ♀’ in ceza sahasına girilmesidir.

Dakika 17: Maçın ilk serbest vuruşu ve spikeriniz Arsenik heyecan içinde. ♀ kaleye doğru bir Clark Gable bakışı atarak, topa doğru yaklaşır. Teknik olarak imkânsız küfürler savururken ♂ taraftarlar, geride masa üstünde boynu bükük kalır Saki Vincent ve aşk.

Dakika 22: Uzun soluklu bir kontrpiye sonrası kale vuruşu ♀’ den gelir...
Fakat kazanmak için istemek gerekir.

Dakika 30: Aşkın 30. Dakikası birlikte yapılan ilk pornografik denemedir. ♂ sert bir dirsek darbesi atar ve çeker ♀’ in formasından. On kusurlu hareketten biridir ve rakibi tahrik etmek ibret-i alem için dahi olsa sarı kart gerektirir. ♂, seyircilerin yuhalamaları arasında orta sahaya doğru ilerler, üstelik başı öne eğik değildir.

Dakika 35: Maçın yarısı bile etmez.

Dakika 40: Sırada hepiniz tarafından çok sevilen Türk Sanat Müziği’ nin Kürdili Hicazkâr Makamında güzide şarkılarından biri. Bestesi ve güftesi anonim olan bu şarkıyı sizler için tribün seslendiriyor.

İbne Hakem..

İbne Hakem

(sol cenaptan muhlis ve tedirgin bir atağı alt etmenin en iyi yolu seyirciye oynamaktır.)

Dakika 45: ♂ ve ♀ ikinci kırk beş dakika – ikinci raund – taktiklerini almak üzere soyunma odalarına gider, o soyunma odalarında hücum planları, rakibin güçlü ve zayıf yanları görüşülecek ve adam savunması baş aktör olacaktır.

Dakika 46: Eşdeğerlik yoktur bir maçın ikinci yarısında. O el ele sahaya çıkmalar, maçın başında açılan ‘ Hey aşk, iyi ki varsın ‘ pankartları izbe bir kuyuya atılmış, üstüne medyumdan, hacıdan, hocadan alınmış kısmet bağlama büyüleri toz haline getirilerek serpilmiştir. Kuyunun derinliği, hocanın nefesinden gelir.

Dakika 69: Sıkıntımı gördüm der ♀, yalnızlığımı da. Maçın geride kalan 25 dakikası boyunca herhangi bir heyecan kalmamış, taraftar susmuş, anî akın, degaj, yatarak-kayarak müdahale, kafa topu, tek top, alan savunması, adam savunması ne de hiç biri kalmamıştır. Öyle ki şeref tribününde, hemen önlerde oturan başak sarısı uzun saçları kendisinden daha çekici kadına is there anybody out there pası atar ♀. Yanıtsa çok gecikmeden gelir.

-Sarışınım fakat aptal değilim -

Dakika 70: Elbette hakem tarafından da fark edilir bu maça dahil edilen saçları kendinden güzel başak sarısı genç kadın. Bu kasti hareketin cezası kırmızı karttır fakat hakem elini cebine atıp vermez bir türlü. Dakika 40 tekrar eder.. Tribünde bir bayram havası.

Dakika 78: ♂ ceza sahasının dışında topa eliyle değer .. Bu frikik ona topun 9 metre 15 cm uzağına tek kişilik bir baraj kurmak ve bir serbest vuruşu daha sineye çekmek olarak geri dönecektir. ♀ vurur, vurur, ♂’ın neresine denk gelirse.

Dakika 81: Elbette futbol terörü vardır bir aşkta da. Sahaya inen maytaplar, taşlar, bozuk paralar arasında yolunu bulmak hayal olur. Türk Medeni Kanunu’ nun hakeme verdiği yetkiye dayanarak maça on dakikalık ikinci bir ara verilir. Şimdi kalplere kazınan o sert hareketleri unutmaya çalışmak zamanıdır.

Dakika 82: Taraflarda artık yorgunluk belirtisi iyiden iyiye baş göstermiştir. Ne kadın yürümek ister, ne erkek atak yapmak.. Her maç 90 dakika değildir.

Dakika 89: Ben bu mutsuzlukta dublör bile değilim, üstelik bunu bilselerdi asla bu sahaya çıkmazdık der kadın kale ağları yırtarcasına delinirken. Çünkü aşkın hep son dakikalarında ani atakla gelen rakipler, kalbinin ne denli camdan olmasına bakmadan kaleyi bulmak isterler.

Dakika 90: Bir maç ne zaman biter? Bir maç, bir aşkta altın golle biter. İyi ya da kötü oynamak önemli midir? Hayır! Çünkü aşk için maç, kötü bir skordan başka bir şey değildir.

Dakika 92: 100 m2’lik bir alanda sadece iki oyuncudur aşk ve lig bir aşkın bir başka aşka tamamlanmasıdır. Bir yıl şampiyon olsanız bile, ertesi yıl aynı başarıyı sağlamanız olası değildir. Çünkü her maç, o maçta en çok ihtiyaç duyduğunuz uzvu kaybetmektir, bir duvar örmektir bilinçaltının o bilmediğimiz karanlığına.
Üstelik unutulmamalıdır, savaş varsa kazanan yoktur..

Ps : İçimdeki Çin Seddi’ ni öldüremiyorum sevgili izleyici-


-Sevgili Emirhan Zeybek’ e katkılarından dolayı teşekkürlerimle -