Ey kasaplar !
Tevekküllü günlerim değil, kapiş?
Çekin kırmızı elbiseme takılan gözlerinizi üzerimden. Ve düşünün! Şuradan şuraya gitmek için neden koca bir bavul hazurlar insan dişisi? Üstelik tüm yapbozlara vizesiz geçiş hakkı isterken.
Uyanın gaflet içindeki uykunuzdan. Kaşar peynirlerini tavuğu terk etmek için sayısız eylem yapmaya zorlayan sizlersiniz.
Size sesleniyorum!
Ey kasaplar!
Konulu filmlerden film seçin. İzlerken miyavlayın, miyavlarken uyuyun ( Şaka değil!). Uyandığınızda değişsin masa da, manzara da. Bir Miller Sarısı olun. Sonra abuklaşsın, kaçın! Buğulu farlarla ilerlerken denize nazır bir bahçede, çiçek açın. Yürüsün tekerlekler Âşıklar Sokağı’ nda. Sonra sağa, sağ sinyal ve irkilin, oyuncaklar alın!
Utanın! Utanın ki arabanıza biraz sonra Arı Maya esprisi yapacakları alarak The Friend’s.. O masaya gitmiştik, unutmayın. Lakin yine manzara değişsin. ( Bu ikinci kez oluyor, neden?) Önce kadın otursun, -oturduğunda uçağa zorla bindirilen karantinalı mumlar yok-. Saçları tanıdık değil. İlk kez orada öpülsün. Sonra birkaç insan ve tanımadık bir adam daha. Adamın geçmişte bir defter-i kebir’i olsun. Biraz Farabi konuşsun, biraz Nicola Tesla.( Kadın ne güzel bağırsın,’ I don’ t want to know it!’) Konuşsun uzun uzun, masanın hikâyesini sorsun, anlatmayın. Ben o masayı bilirim, hiçbiriniz bilemesin.
Kasaplar sizi ey!
Sol çaprazda ( Eğer içinde sol kelimesi varsa muhakkak muhakemeye yatkın olmayan bir şey geçer içinde cümlenin ) gayet özensiz ve gereksiz bir Club Çocuğu otursun. Anasız babasız büyümek ne zor? Adamı aptallaştırıyor! Hey hat ! Bir kahraman yaratmaya değmez, usulsüz bakışlarınızı çekin üzerinden.
Kadınlar o gece tüm kumaşlara ve dantelli Müjde çoraplarına özgürlük mitingi yapsınlar. İnce belli, siyah-beyaz çizgili balon eteğiyle görünsün sularınızda Arı Maya ( Ne tuhaf gün, her şey siyah beyaz! ). Bunlarla ilgilenin bütün bunlarla! Ta ki Rock Never Dies girene kadar. Rock Never Dies bir Woodstock sonrası , Symphony of Destruction eşliğinde kelebekleşirken geçsin önünüzden. ( Muhafazakâr kumaşlarımla ben utanalım.) Bütün militanlar aranızdayken elbet şansınız yok. Ve Kimyacı abi, sarışın aplayı götürsün.- The Çiçemm’in iki kez omzumu ısırdığını burada anlatmayacağım.-
Bir tek şeyi özleyin, Charlie Chaplin ( o gece de diğer tüm gecelerde olduğu gibi Charabia‘yı söylemesin.) ve Sineztezik. Kuru kafa, orak ve yan flütü de özleyin isterseniz. Lakin başkaları hep daha şanslı olsun. Kırk yıllık dostunuz sineztezik sazı eline alsın ama büryana dönüştüren şarkıyı söyleyemesin. ( İyi ki söylemesin, yoksa burada büryan olacak ve bunu okuyan Sn. Okuyucu, bilmesin bir kasabı öldürmenin en kolay yolunu. Çünkü her yol mübah! ) Onu sevin, kasketini de.. Ağlayın karşısında.. Babalar ölmez! ( Sözü burada 1999’ a bırakın.)
Ve siz kasaplar;
Hep bir doğum günü olsun, karantinalı mumlar hangi çöplükte? Ametist ve fotoğraf mutluluğu nerede? O kadın bağırmasın, sineztezik sarılmasın ( şarkı söylemeyi unutabilir ), Ekrem gülsün, arabalar çarpmasın bana, polisler durdurmasın. Bay Bronchett karısını aldatmasın, susayım ya da dinazorlara meze yapayım. Eflatun pelerinim düşsün, geceyarısı balkabağına dönüşeyim.
Ve bilin ey kasaplar;
Artık çoraplarıma sarılıp uyuyorum.